Hayat, bazen geçmişin acı izlerini taşıdığımız bir yolculuk gibidir. Yaşadığımız kırgınlıklar, pişmanlıklar ve derin yaralar, bilinçaltımızda ağır bir yük oluşturabilir. Ancak, bu yükü omuzlarımızdan indirmeden geleceğe sağlam adımlarla yürümemiz mümkün değildir. Bir yaşam koçu ve bilinçaltı terapisti olarak, affetmenin aslında kendimize sunduğumuz en büyük hediye olduğunu gözlemliyorum. Affetmek, hem içsel barışa ulaşmanın hem de yenilenmenin kapısını aralamaktır.

Affetmek, çoğu zaman yanlış anlaşılan bir süreçtir. İnsanlar affetmeyi, karşımızdakini onaylamak ya da unutmak olarak yorumlayabilir. Oysa gerçek affetme, önce kendimizi affetmekle başlar. Geçmişte yaşananları yeniden yaşamamak, o anıları zihnimizden silmek değil; onlarla barış içinde yaşamayı öğrenmektir.

Bilinçaltımızda saklanan eski acılar, tıpkı çözülmemiş düğümler gibi bizi geleceğe doğru ilerlemekten alıkoyar. Bu noktada, affetmek, o düğümleri tek tek çözmek gibidir. İlk adım farkındalık, ikinci adım kabullenme, üçüncü adım ise serbest bırakmadır. Bu süreci yaşarken, kendimize karşı nazik olmalı, acılarımızı sindirmemize ve dönüştürmemize izin vermeliyiz.

Affetmenin gücü, sadece bizi geçmişin zincirlerinden kurtarmakla kalmaz; aynı zamanda yaşam enerjimizi ve potansiyelimizi yeniden keşfetmemizi sağlar. Kendimize ve başkalarına karşı geliştirdiğimiz bu merhamet, geleceğe atacağımız sağlam adımların temelini oluşturur. Her affedilen an, zihinsel ve duygusal açıdan özgürleşmek için atılan bir adımdır. Bu dönüşüm, hayatın sunduğu yeni başlangıçlara kapı aralar; tıpkı kışın ardından gelen baharın umut dolu gelişi gibi.

Özetle, affetmenin sırrı, geçmişi serbest bırakmakla mümkündür. Kendimizi ve çevremizdekileri affederek, kalbimizde biriken yükleri hafifletir ve geleceğe daha umutlu bir bakış açısıyla yürürüz. Unutmayın; geçmişin acılarını sürekli yanımızda taşımak, geleceğin getireceği güzelliklerin önüne geçer. Gelin, her yeni güne, geçmişin yüklerinden arınmış, özgür ve hafif adımlarla başlayalım. Çünkü geçmişi serbest bırakan, geleceğe sağlam ve sağlıklı bir şekilde ilerleyebilir.

Son olarak sizlere bir film ve bir kitap önerisinde bulunmak istiyorum. Filmin adı; The Shack- Baraka (2017 yapımı) ve kitabın adı da İçindeki Gücü Keşfet – Louise L. Hay

Sağlıcakla, huzurla kalın…