Bedenin yorgunluğu, gündelik yaşamın yıpratıcı ritmine boyun eğmiş bir çığlık gibidir. Ancak, o sessiz fısıltının ötesinde, varoluşun derinliklerinde, kozmik bir hüzün ve antik bir serzeniş saklıdır. Ruhun yorgunluğu, fiziksel sınırların ötesinde, sanki gizemli kapılardan süzülen, görünmeyen bir ezgidir.
Karanlık bir gecede, yıldızların titrek dansına bakarken, insan ruhunun aslında ne kadar uzun bir yolculukta olduğunu hatırlarız. Her ruh, evrenin kadim sırlarını taşır; bilinmeyen alemden, geçmişin ve geleceğin iç içe geçtiği o mistik boyuttan gelen bir anımsatmadır bu. Zamanın ötesinde, mekanın ötesinde, varlıklarımızın sakladığı derin hikayeler, ruhumuzun yorgunluğuyla birlikte fısıldanır. Belki de her adımda, kadim bir masalın notaları çalınır, her nefeste, evrenin eski şarkısı yeniden dile gelir.
Ruhun yorgunluğu, sanki içten içe bildiğimiz ya da hissettiğimiz görünmez dünyanın yüklediği mistik bir ağırlıktır. Çağlar boyu süren arayışların, unutulmuş duaların ve kaybolmuş umutların yankısıdır belkide. Modern yaşamın ışık gösterileri arasında kaybolan gerçek benliğimiz, o kozmik serzenişle yeniden yüzleşmek için, bilinmezliğe adım atmaya davet eder bizi.
Bu davet, belki de her birimizin içindeki eski bilgelikle yeniden buluşmasının, ruhun derinliklerinde saklı o kutsal huzurun kapısını aralamanın işaretidir. Gizemli rüzgarların taşıdığı kadim semboller, varlığımızın en ince zerrelerine işlenmiş; bize, yaşamın sırlarını, öteki alemlerin sessiz çağrısını fısıldar. Ve o an geldiğinde, ruhumuz kendi melodisini yeniden keşfeder, geçmişin gölgelerinden sıyrılıp, evrensel dansa katılır.
Bırakalım ki, bedenimizin ötesinde, ruhumuzu besleyen o kadim enerjiler, varlıklarımızın gerçek anlamını hatırlatsın. Her yorgun adım, aslında bilinmeyen diyarların kapısını aralayan, kozmik bir serüvenin başlangıcıdır. Ruhumuzun yorgunluğu, yalnızca bir bitkinlik hali değil; o, evrenin sonsuz hikayesinin bir parçasıdır, kadim bir çağrıdır. Tek başımıza olmadığımızı hissettiren bir enerji bir parçanın melodisini içimizde sakladığımız ve bizi çağıran bir enerji. Bu enerjiye melodisini mırıldananlar cevaplarını da almaya yakınlar demektir.
Son olarak konumuza uygun, ruhun ve yaşamın gizemli yolculuğunu anlatan The Fountain (Kaynak) filmini izleyebilirsiniz. Kitap olarak da bu haftanın seçimi Hermann Hesse Siddhartha kitabı içsel arayışın, kendini bulmanın ve evrensel uyumun sembolik öyküsünü sizlerle paylaşacaktır.
Sağlıcakla, huzurla kalın…